Misafirlerimizden Nükteler
*Mostar köprüsünden aşağı atlayan genci gören abimiz sorar ; "Düşme hızı kaç?"
*Gazi Hüsrev Bey Camisi'nde namaz kıldıktan sonra misafir abimiz sorar : "Bunların hepsi müslüman mı?"
*Saraybosna'nın dışında bir Otelde , arkadaşımın grubundaki misafirlerden biri garsona, açık büfe kahvaltı esnasında "çay bitmiş ama" der, garsonun cevabı şudur: "O kadar içerseniz biter tabii kardeşim"

*Yağmurlu bir havada Travnik ziyaretinin ardından Laşva Nehri’nin yanındaki restoranda yemek yerken nehrin diğer tarafında yağmur altında insanlar görürüz. Aynı masada yemek yediğimiz misafirlerden biri şöyle der: "Aa! Nehrin öteki tarafında biri var. Oraya nasıl geçti acaba"

* Dubrovnik'te sahilinden güzelliklere bakıp fotoğraflarken gruptan bir abimiz düşünceli yanıma geldi, "Burasının rakımı kaç acaba?" Bir saniye müsaade deyip eğilip elimle rıhtımı ölçüp adama dönüp, "2 karış" dedim.
*Şehirlerarası yolda otobüsle giderken etrafta koyun ve keçi sürüleri vardır. Bir soru yükselir arkadan: "Koyunlar mı yoksa keçiler mi önce otlatmaya götürülür?"
*Rehberimiz otobüste askerlik hizmetlerini anlatıyor. Subayları soruyorlar anlatıyor. Bir başkası kadın subay olup olmadığını soruyor. Onları da anlatıyor. Derken bir başka soru geliyor: "Kadın subaylar çocuk doğurunca ne oluyor?" Rehberimiz cevap veriyor: "Anne oluyorlar"











