Bosna gezileri ne zaman başladı, böyle bir organizasyona neden gerek görüldü?

1994'te okul açmak için Bosna Hersek'e eğitim gönüllüleri geldi. Bosna Hersek, Türk okulları sayesinde bir eğitim çerçevesi içine alındı. Keşfedilen tarihî tabii ve kültürel güzellikler de, Anadolu halkına niçin tanıtılmasın fikri ortaya atıldı; çünkü Bosna Hersek Türkiye gibi ve Türkiye de Bosna Hersek gibiydi. Ama Avrupa'nın ortasındaki bu bakir güzelliği Anadolu halkı hiç tanımıyordu. Bosnalılar (Sırp, Hırvat, Boşnak) içinde hemen her aileden yolu Türkiye'ye düşen birisi vardı. Osmanlı'dan sonraki dönemlerde bu topraklardan Türk ve Osmanlı izi silinmek istendi. Tarih kitapları Türk ve Osmanlı aleyhinde yazılmaya başlandı. Buna rağmen Boşnaklar, Türk ve Osmanlı tarihini kendi tarihleri olarak kabul ettiler. Biz de buraya ziyarete gelen insanlarımızın Bosna ile ilgili kanaatlerinden esinlenerek, ‘bu güzellikleri neden Anadolu halkı ile paylaşıp bir köprü olmayalım' dedik; turizm fikri böylece 2003 yılında başladı.

Balkanlar'da o kadar ülke varken neden Bosna?

Bu topraklarda 500 yıllık ortak bir tarihimiz var. Anadolu'nun batısına kadar Selçuklu eserlerinin yoğunluğu ne kadar fazla ise Bursa'dan itibaren Balkanlar'in genelinde Osmanlı çok sayıda eseriyle tarihe mührünü vurmuş. Bu tarihî eserlerin en fazla yer aldığı ve Avrupa'ya en yakın bölge Bosna Hersek. Bosna Hersek; kütüphaneleriyle, camileriyle, hamamlarıyla ve Osmanlı'nın hoşgörüsüne sığınmış kiliseleriyle , havralarıyla tam bir açıkhava müzesi. Tarihimiz, eserlerimiz Bosna'da o kadar korunmuş ki sokak isimleri aynı kalmış, " abdesthane , çıkmaz sokak, soğuk pınar, Evliya Çelebi” bunlardan sadece birkaçı. Cuma hutbelerinde bazı hutbelerin Osmanlıca okunması, müezzinlerin hutbe öncesi müezzin dualarını Türkçe okuması, bayramlarda "Bayram şerif mübarek olsun” ibaresinin kullanılması , cenazelerde "Başın sağ olsun” denmesi gibi. Bu güzelliklerin korunması bu topraklarda yaşayan Müslümanların bu coğrafyanın en eğitimli, en görgülü ve en entelektüel insanlar olmasından kaynaklanıyor. 500 sene Sırp, Hırvat ve Boşnak bir arada kimse kimsenin hayatına ve inancına müdahale etmemiş; ta ki Osmanlı buralardan ayrılıncaya kadar. Osmanlı ayrılırken bu millet ağıt yakmış. Dış güçlerin, Osmanlı'nın hoşgörüsünü yıkmak için gösterdikleri gayretin neticesini aldıkları son savaşa kadar Boşnaklar, Bosna'nin iki rengi var diyorlardı; yazın yeşil, kışın beyaz. Şimdi bir rengimiz daha var diyorlar, kırmızı (şehitlerimizin rengi) .

Gelen ziyaretçiler en çok nereleri görmek istiyor?

Bosna'nın hemen her şehri tarihî ve tabii güzelliğe sahip olduğundan görülmesi değer yerler. Bizim gezi paket programımız da gelecek olan misafirlerimizi tatmin edecek şekilde hazırlanıyor. Program içinde Saraybosna, Mostar, Travnik, Banyaluka, Gorajde, Srebrenitsa ve Bihaç yer alıyor. Ayrıca arzu edildiği takdirde dağ turizmi, rafting, yamaç paraşütü gibi aktiviteler de sunuluyor. Fakat misafirlerimizin gezmek ve görmek istedigi yerlerin başında burada aşılan Türk okulları yer alıyor.

Türkiye'den katılım en çok hangi illerden oluyor, gelenlerin ne kadarı Boşnak kökenli?

Türkiye'den gelen misafirlerimiz İstanbul başta olmak üzere Samsun , Giresun, Trabzon'dan, Kahramanmaraş, Urfa , Antep'e kadar; İzmir, Denizli, Manisa'dan Marmaris, Antalya'ya kadar; Edirne , Kırklareli'nden, Malatya , Ankara , Kayseri'ye kadar, yani Türkiye'mizin her bir köşesinden bazen küçük ilçelerinden geldiler. Misafir gruplarımız ailelerden, işadamlarından, genç ve ögrenci gruplarımızdan oluşuyor . Misafirlerimizin Boşnak asıllı olanları yüzde 1 oranında.

Bosna halkı ile gelen ziyaretçileri kaynaştırma adına neler yapılıyor?

Her dine mensup 5-18 yaş arası öğrencilerden oluşan bir müzik koromuz (Sultan Mehmet Fatih Gençlik Korosu) var. Bu koromuz her hafta gelen misafirlere müzik konseri veriyor. Gelen misafirlerimizi başta Türk okullarında okuyan öğrencilerimizin velileri ile tanıştırıyoruz , böylece arada güzel bir kaynaşma oluyor ve hatta kardeş aile olmak isteyenler de oluyor.

Bosna'dan Türkiye'ye de geziler düzenleniyor mu?

Aynı güzellikte Bosna'dan Türkiye'ye giderek artan bir talep var. Bu talebin bize düşen kısmını karşılamak için Türkiye'ye bakan organizasyonlar da yapıyoruz. Bu zamana kadar gelen misafir sayımız 2003-2011 yılları arası Türkiye'den 24.550 ve Avrupa'dan 10.700 civarında.

Yeni projeleriniz var mı?

Yaklaşan Ramazan münasebetiyle Türkiye'deki iftarların havasını solumak üzere burada da bir ilk olacak olan toplu iftarlar vermeyi düşünüyoruz . Bu düşüncemizi burada eğitim hizmetleri veren Bosna-Sema Egitim Kurumları ile paylaştık ve onların da büyük desteğiyle bu iftarları Saraybosna'da bulunan tarihî Kurşunlu Medresesi'nde gerçekleştirmeyi planlıyoruz.Ve Türkiye'den gelecek değerli misafirlerimizi, bizzat elinde kepçe ile Boşnak kardeslerimize iftar servisi yapmaya davet ediyoruz.